Kapıdağ Yarımadası

Dokunulmamış bir doğa, akvaryumu andıran koylar, dokusunu kaybetmemiş eski Rum köyleri, gizemli vadiler ve derelerden oluşan Kapıdağ Yarımadası…


Kapıdağ Yarımadası bir çok kişinin ismini bile bilmediği bir yer. Bandırma ve Erdek, Kapıdağ Yarımadası'nın merkezi konumunda oldukları için genelde bu yerlerin ismi hep ön plana çıkar. Fakat Kapıdağ bu iki kentten ibaret değil. Kapıdağ Yarımadası, Marmara Denizi’nin ortasına doğru uzanan, 1500 metre genişliğinde dar bir toprak parçasıyla karaya bağlanan mantar şeklinde bir yarımada. Yaklaşık olarak 300 kilometrekarelik bir üçgen şeklindeki Kapıdağ Yarımadası, insanlık tarihi boyunca bir çok uygarlığın yaşam merkezi olmuş. Tarihi 2700 yıl öncesine dayanan dünyanın en görkemli medeniyetlerinden biri olan Kyzikos şehir devleti de bu topraklar üzerinde kurulmuş.

Bandırma-Erdek yolu üzerindeki Aşağıyapıcı Köyü ilk durağımız. Yarımadanın anakarayla birleştiği yerde bulunan Aşağıyapıcı Köyü, en güneyde Kapıdağ Yarımadası'nın en eski köylerinden biri. Çok fazla büyük bir yer değil ve kendi halinde yaşamını sürdüren bir köy. Buradan Hamamlı Köyü’ne çıkıyoruz. Hamamlı Köyü, antik Kyzikos kentinin akropolü üzerinde kurulmuş. Antik kentin kimi kalıntılarını görmek hala mümkün. Hamamlı Köyü’nden sonra Kirazlı Manastırı'na geçiyoruz. Anayoldan manastırın uzaklığı 17 kilometre. Kirazlı Manastırı, Kapıdağ Yarımadası'nın antik çağlardan mübadele yıllarına kadar en büyük dini merkezi. Doksan odası ve içinde bir kilise bulunan manastır kalıntıları sık bitki örtüsü arasına sıkışmış.

Yarımadanın doğu sahilinde yazlıkçıların ünlü mekanlarından Tatlısu ve Karşıyaka az da olsa Bandırma Körfezi'nin kirliliğinden nasibini almış durumda. Hafta sonları kalabalık olmasına rağmen, güney kesimindeki hareketlilik yok. Buradan Dalyan'a geçiyoruz. Dalyan şu anda turizm olanakları açısından en gelişmiş olanı. Dalyan ismini burada bulunan dalyan ağlarından almış. Dalyan, sessiz ve sakin bir şekilde güneşin ve yazın tadını çıkarmak isteyenler için iyi bir alternatif. Sonra yarımadanın doğu sahillerindeki son yerleşim yeri Çakıl Köyü’ne varıyoruz. Bir zamanlar Giritli Rumların yaşadığı, gemilerin uğradığı, hengameli bir yaşamın sürdüğü Çakıl'da şimdi sessizlik hakim. Limanında devasa bir Atatürk heykelinin bulunduğu Çakıl'dan ayrılıp kuzey sahillerine ulaşıyoruz. İlk durağımız birbirinden güzel koyların bulunduğu Çayağzı. Burada mübadele sonrası Selanik’ten gelen göçmenler yaşıyor. Bir döneme tanıklık eden eski evlerin çoğu yıpranmış. Buradan  yeni adı Ballıpınar olan Kocaburgaz'a gidiyoruz. Ballıpınar’da Kavala'dan gelen Pomaklar yaşıyor. Ballıpınar yeşille mavinin birleştiği çok güzel bir yer. Daracık kaldırımlı yolları, ahşap evleri, yıkık kilisesiyle geçmiş yüzyıllardan günümüze izler taşıyor köy. Buranın diğer bir özelliği de, Türkiye’deki en önemli kırmızı kuru soğan üreticisi olması.

Kocaburgaz'la Ormanlı köyü arasında ilerlerken sık bitki örtüsü ve kayın, meşe, kestane ve gürgen ağaçlarının oluşturduğu sık orman örtüsüyle kaplı tepelerle karşılaşıyoruz. Ormanlı'ya kadar asfalt olan yol buradan sonra bozuluyor. Bu köyler arasında yalnızca greyderlerle düzeltilmiş orman yolu bulunuyor. Özellikle yağmur sonrası altı yüksek olmayan araçlarla girmemek gerekiyor. Qashqai bu yollardaki çukur ve tümsekleri 4 çekere gerek kalmadan sorunsuzca aşabilen bir yapıya sahip. Ayrıca bu keskin virajlarda yüksek gövdeye rağmen iyi sayılabilecek yol tutuş karakterine de sahip.
Yolda seyrederken gökyüzünde yırtıcı bir kuşun süzülmesi veya bir yabani tavşanın aniden aracınızın önüne fırlaması sizi şaşırtmasın. Geçmişte padişahların keklik avına çıktığı bu ormanlarda bugün de birçok kuş türünün yanı sıra, yabani hayvana da rastlamanız olası. Bu eşsiz güzellikteki panorama içinde ilerlerken, birbirinden güzel koylara da rastlıyoruz. Turan Köyü’de bu koylardan birine saklanmış gibi sanki.

Yol üzerinde olan ve kolaylıkla ulaşılabilen yarımadanın en hareketli köyleri İlhan, Narlı ve Ocaklar. Yarımada'nın batısında kalan bu köylerde Erdek'e yakınlığı, ulaşım kolaylığı ve kuzey rüzgarlarına kapalı olması nedeniyle deniz daha temiz ve turizm daha hareketli. Denize girmek için en ideal yer burası. Hem plaj bakımından hem de denizin derinliği bakımından Akdeniz ve Ege’deki bir çok yerden bile daha iyi diyebileceğimiz bir yapıda.
İstanbul çıkışlı bu rotamızı toplam 570 km yaparak yarımadanın merkezi olan Erdek’te noktalıyoruz. Tarih ve doğasıyla bir zamanlar orta direğin tatil merkezi olarak anılan bu ilçemiz şimdi çok sayıda yabancıyı da konuk ediyor. Yarımada turu yaklaşık 110 km sürüyor. Köyler arasındaki mesafe ise 3 ile 15 km arasında değişiyor. Yarımada boyunca benzin istasyonu bulunmadığından tura tedarikli çıkmanızda fayda var.

Nasıl Gidilir?


Yarımada’yı ziyarete Erdek tarafından başlarsanız İstanbul-Erdek arası yaklaşık 370 km. Ankara'ya 508 km, İzmir'e ise 288 km uzaklıkta bulunuyor. İstanbul’dan Kapıdağ Yarımadası’na gitmek için en kolay yol İstanbul-Bandırma hızlı deniz otobüsleri. Özel aracınızla Bandırma’yı geçtikten sonra  Erdek yolu ayrımından ayrılıp boydan boya Kapıdağ Yarımadası'nı dolaşabilirsiniz.

Ne Yenir?

Yarımada çevresinde çok çeşitli balık türü barınmakta ya da uğramakta. Bunlardan Sardalye, mezgit, kolyoz, palamut ve lüfer yörede en çok çıkan balıklar. Bu nedenle balıkçılık Kapıdağ Yarımadası’nın önemli bir gelir kaynağı. Dolayısıyla balık en baştaki tercihiniz olmalı. Küçük balıkçı lokantalarını yarımadanın en hareketli köyleri olan İlhan, Narlı, Ocaklar ve Dalyan’da bulabilirsiniz. Bunun dışında kendi yaktığınız mangalda pişirmek isterseniz sabahın erken saatlerinde iskelelere gitmeniz veya balıkçılara önceden sipariş vermeniz gerekiyor. Soğanla aranız iyiyse yanında yarımadanın meşhur kırmızı soğanını da alabilirsiniz.

Nerede Kalınır?

Gelen ziyaretçiler genelde günübirlik Yarımada’yı dolaşıp Erdek’te kalmayı tercih ediyorlar. Fakat son zamanlarda Dalyan, İlhan, Narlı’da kalınacak mütevazı küçük işletmeler açılmış. Otel, pansiyon ve sezonluk müstakil evler bu bölgede yoğunlaşmış durumda. Fiyatlar da oldukça ekonomik. Diğer yerlerde konaklayabileceğiniz herhangi bir tesis bulunmuyor. Ama kamp için çok uygun yerler var.
Alevok Otel: 0 266 835 11 16, Çizenel Otel: 0266 839 12 02, Benan Otel: 0266 847 51 51, Dayıoğlu Otel: 0266 839 11 16, Mete Otel: 0266 838 11 11.