Gelibolu Yarımadası-Assos Rotası

Türk tarihinde ayrı bir yeri olan Gelibolu’dan başlayarak, Avrupa ve Asya kıtalarının önemli geçit noktasında bulunan Çanakkale’ye, oradan da Hellenistik ve Roma dönemlerinde hem ticaret hem de kültür merkezi olan Assos'a gidiyoruz.

Rotamızın başlangıç noktası olan Gelibolu Yarımadası’ndayız. Buram buram tarih kokan milli ve manevi şahsiyetleri bağrında barındıran Gelibolu, tarihi yönüyle olduğu gibi harika doğa güzellikleriyle de görenleri büyülemekte. Gelibolu Yarımadası'ndaki tarihi yerlerin başında Gelibolu Kale Burcu ve Liman, Piri Reis Anıtı ve Heykeli, Gazi Süleyman Paşa ve Namık Kemal türbeleri, Sinan Paşa Türbesi, Mevlevihane, Gelibolu Feneri ve Namazgâh, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı gelir.

Gelibolu Yarımadası, en önemli gezi yerlerinden biridir. Burası Çanakkale Savaşları'nın izlerini ve anılarını korumak amacıyla 1973 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Batık gemiler, toplar, siperler, kaleler ve burçlar ile savaşla ilgili yüzlerce başka kalıntıdan oluşan geniş bir yelpazenin yanı sıra, 250 bini aşan Türk şehidinin ve yine 250 bini aşan Avustralya, Yeni Zelanda, İngiliz ve Fransız askerinin savaş mezarları ve anıtları da buradadır. Bu şehitliklerin en önemlisi tüm şehitlerimizin anısına dikilen Çanakkale Şehitler Abidesi'dir. Gelibolu öyle bir coğrafyadır ki içinizi kaplayan heyecan, bütün gezi boyunca sizi esir alır.

Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Kilitbahir Kalesi’nden çıkarak Eceabat’ta bulunan feribotla Çanakkale’ye yarım saat içerisinde ulaşıyoruz. Çanakkale, Marmara Denizi’nin bitip Ege Denizi’nin başladığı boğazın Anadolu kıyısında kurulmuş bir tarih ve tatil kenti. Mavi sularına baktığınızda tatili olduğu kadar, binlerce yıllık bir geçmişi de hatırlayacağınız Çanakkale, tarihi eserleri ve doğal güzellikleri ile önemli bir kültür turizm potansiyeline sahip. Çanakkale denilince iki ünlü savaş hatırlanır. İlki M.Ö. 1200'e doğru yapılmış efsanevi Troya Savaşı, ikincisi ise bundan yüzlerce yıl sonra yaşanan Çanakkale Savaşları. Şehir merkezinde kısa bir tur attıktan sonra Assos yolu üzerinde Çanakkale merkezine 30 km uzaklıkta bulunan Troya’dayız. Troya, Anadolu tarihi için çok önemli arkeolojik bilgiler sunmasının yanı sıra efsanelerin etkisiyle bu üne kavuşmuş bir yerleşim yeri. M.Ö.3000 - M.S.400 yılları arasında dokuz değişik tabaka halinde yerleşme merkezlerinin mevcut olduğu Troya Antik Kenti’nde kazılar halen devam ediyor.

Troya’dan çıkıp Assos’a doğru yöneliyoruz. Durağımız Ayvacık.  17 km’lik Ayvacık-Assos yolu, iki tarafı ağaçlık, dar ve virajlı yollardan oluşuyor. Otomobil kullanırken bu güzergahta dikkatli olmak gerekiyor.

Nihayet Assos’tayız. Athena Tapınağı, görkemli tiyatrosu, nekropolü, limanı, şirin Behramkale Köyü ve karşısındaki Midilli Adası ile küçücük ama sevimli bir yer Assos. Tarihi M.Ö 2000 yıllarına dayanan bu antik kent bozulmamış doğal yapısı ve tertemiz havasıyla sessizlik ve sükunet arayanlar için ideal bir tatil beldesi. 235 metre yüksekliğindeki Athena Tapınağı'na çıkmak için Behramkale Köyü'nün taş evlerinin arasından geçiyorsunuz. Köy, tarihi dokusu ve kendine özgü mimari yapısıyla Ortaçağ filmlerinde gördüğümüz evleri hatırlatıyor. Köyde yürüdüğümüz sokaklar dahil neredeyse her şey taştan. Artık şehir kaçaklarının yerleşim yeri olan Behramkale Köyü'ne "İstanbulluların Köyü" de diyorlar.

Assos Antik Kenti, yer yer yüksekliği 20 metreye ulaşan 8 kule ile 12 değişik kapının yer aldığı 3200 metrelik surlarla çevrelenmiş. En tepede savaş ve akıl tanrıçasının adını taşıyan Athena Tapınağı'nın sütunları ve kaidesi bulunuyor. Tepenin güney yamacında tiyatro, meclis binası, stoalar ve dükkanların olduğunu gösteren kalıntılar var. Antik kentin en önemli özelliklerinden biri de Batı düşüncesini biçimlendiren ünlü filozof Aristo'nun M.Ö. 348-345 yılları arasında Assos'a gelerek burada ilk felsefe okulunu açması ve dersler vermesi.
Assos'un tatil merkezi küçük limanda toplanmış. Limana, antik Assos kentinin batı kapısının yakınından geçen bol virajlı bir yoldan iniliyor. Assos Limanı'nda kıyı boyunca eski taşlardan yapılmış ve aslına sadık kalınarak restore edilmiş otel, motel, eğlence yerleri ve restoran olarak kullanılan binalar bulunuyor. Denize girmek için limanın dar bir yeri var. Bunun için liman, sadece konaklamak ve yemek yemek için kullanılabilir. Fakat otomobille 10 dakikalık mesafede bulunan Kadırga ve biraz daha ilerisindeki Küçükkuyu, geniş kumsalıyla denize girmek için uygun bir yer.

Nasıl Gidilir?

Özellikle hafta sonu seyahatleri için tercih edilen Assos, İstanbul'a 400 km, Ankara'ya 734 km, İzmir'e 238 km, Çanakkale'ye 90 km uzaklıkta. İstanbul’dan uzaklaşmak için Tekirdağ üzerinden Eceabat'a, oradan da feribotla Çanakkale'ye geçip Ayvacık ilçesine gelebilirsiniz. Buradan Ayvacık-Assos arası 17 kilometre. Yolların iki yanı ağaçlık ve virajlı. İzmir'den Assos'a ulaşmak için sahil yolunu takip ederek Foça-Dikili-Küçükkuyu ve Assos güzergahı takip edilebilir. Ankara çıkış noktası alındığında ise Eskişehir-Bursa-Balıkesir-Edremit yolu üzerinden gidiliyor.

Ne Yenir?

Assos'un limanındaki restoranlarda her türlü balık ve deniz ürünlerini yemek mümkün. Levrek, özellikle de barbun çok lezzetli. Fiyatlar ise mevsimine ve pazarlığa bağlı. Behramkale Köyü'nde de ev ürünleri, zeytinyağlı yemekler, avcı böreği, ızgara çeşitleri ve mantı da bulabilirsiniz.

Nerede Kalınır?

Konaklamak için Assos'un liman bölgesinde konforlu oteller mevcut. Özellikle İstanbullu ziyaretçilerine iyi hizmet verebilmek için Assos otel ve pansiyonları, kapılarını tüm yıl açık tutuyorlar. Fiyatlar ise diğer tatil yerlerine göre oldukça makul kalıyor. Behramkale Köyü'nde de çok uygun fiyatlara pansiyonlar bulabilirsiniz. Assos Kervansaray Hotel: (0286) 721 71 98, Hotel Behram: (0286) 721 70 16, Hotel Assos: (0286) 721 70 34, Otel Nazlıhan: (0286) 721 73 87.