Şimdi Tarsus'ta olmak vardı

Anadolu'nun en eski şehirlerinden olan Tarsus; tarih, kültür, sanat ve doğal güzellikleri ile ziyaretçilerini bekliyor. Doğa tutkunları, Tarsus Şelalesi'nin güzelliğine hayran kalıyor.

Birçok krallığın başkenti olan Tarsus'un, Persler'den Romalılar'a, Mısırlılar'dan Osmanlılar'a kadar uzanan yedi bin yıllık bir tarihi var. Daha Tarsus'a girerken yol kenarında bulunan tabeladaki tarihi eserlerin listesi, sanki bir açık hava müzesine girdiğinizin de habercisidir. Tarihi eserlerin çoğunluğu kent merkezinde toplanmış. Tarihi Roma Yolu önündeki turizm enformasyon bürosundan alacağınız kent haritası ile şehri yürüyerek dolaşabilirsiniz. Tarsuslular'ın "Kancık Kapı" olarak adlandırdığı Kleopatra Kapısı, kentin ayakta kalan tek antik kent kapısı. Mısır'ın ünlü Kraliçesi Kleopatra'nın Romalı General Antonius ile buluşmak için gemilerle buraya geldiği ve o zamanlarda bir liman olan Roma kapısından şehre girdikleri söylenir. Sonraki yıllarda deniz kapısı yıkılmış ve onun yerine şimdiki yere yeni kapı yapılmış.

Tarsus Evleri

Hz. İsa'nın 12 Havarisinden olan Aziz Paul, MS 5-15 yıllarında Tarsus'da doğmuş. Hıristiyanların hac yeri olarak kabul edilen Aziz Paul Evi ve Kilisesi, Tarsus'un tarihi açıdan en önemli mekanlarından sayılıyor. Evinin önünde bulunan kuyunun sularının şifalı olduğu kabul ediliyor. Hemen yanındaki sokakta ise eski taş işçiliğiyle ünlü, çoğu 19. yüzyıla ait eski Tarsus evleri bulunuyor. Ölünceye dek Tarsus'ta yaşadığı varsayılan Danyal Peygamber'in Kabri ve Makam-ı Şerif Camii restorasyon çalışmaları nedeniyle şu anda gezilemiyor. Danyal Peygamber'in Tarsus'a bolluk ve bereket getirdiğine inanılıyor. İlk ezanı okuyan Bilal-i Habeşi, Arap ordularının Tarsus'u fethi sırasında şimdiki mescidin bulunduğu yerde ezan okuyup namaz kıldırmış. Efsaneler kenti Tarsus'un merkezinde Şahmeran heykeli bulunuyor. Burada yaşadığı düşünülen yarı kadın yarı yılan olarak bilinen Şahmeran hikayeleri herkesin dilindedir. Çanakkale Zaferi'nin kazanılmasında önemli bir yeri olan Nusrat Mayın Gemisi'de Tarsus kent merkezinde bulunuyor. Akdeniz güneşi ile terlediğimiz zaman ise kentin bir kilometre uzağında iki metre yükseklikten dökülen Tarsus Şelalesi'ne gitmelisiniz. Şelalenin kenarlarında piknik alanları ile çok sayıda cafe ve restoran var. Ulu Camii, Saat Kulesi, Ortodoks Rum Kilisesi, Kubad Paşa Medresesi ve Roma Hamamı şehir merkezindeki diğer tarihi eserlerden. Kentin biraz uzağına çıktığınızda Tarsus'un 12 km uzağında Eshab-ı Kehf Mağarası bulunuyor. Hıristiyan ve Müslümanlar tarafından kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilen mağaranın yanında ise cami var.

Nasıl Gidilir?
 
Tarsus, Mersin'e 27 km uzaklıkta ulaşımı çok rahat bir ilçe. Mersin'e 20, Adana'ya 25 dakika uzaklıkta. Karayoluyla İstanbul'dan özel araçla çıkanlar Ankara-Aksaray- Ulukışla-Pozantı-Mersin-Adana yolunu takip edebilirler.

Ne Yenir?

Özel Tarsusi kebabı, pastırmalı humus, saç kavurma çeşitleri, nar ekşili salatası ve şalgam suyu Tarsus'a gidip de yemeden dönmeyeceğiniz yemekler olmalı. Sac kavurma ve kebap çeşitleri yemek isterseniz şelalenin yanı başındaki Şelale Restoran, tercihiniz yöresel yemeklerden yana ise Antik Anadolu Sofrası'nı tavsiye ederim. Tarsus'un ayrıca beyaz üzümü ve cezeryesi de çok iyidir.

Nerede Kalınır?
 
Yaz tatilinizde Tarsus'u isterseniz günübirlik gezi programınıza alıp, Mersin ve civarında deniz kıyısındaki otellerde konaklayabilirsiniz. Tarsus kent merkezinin dışında, şelale çevresinde de konaklama imkanınız mevcut. Tarsus Mersin Otel: 0324 614 06 00, Nobel Otel: 0 324 237 22 10, Hotel Mistur: 0 324 237 50 28.