Osmanlı’nın doğduğu topraklar

Osmanlı İmparatorluğu’nun temellerinin atıldığı Söğüt, bu imparatorlukla yaşıt çınarların gölgesinde, etkileyici tarihiyle göz kamaştırıyor.

Söğüt, Kayı Boyu'nun Orta Asya'dan gelip kök saldığı, yurt edinip yerleştiği ve Osmanlı Devleti’ni kurdukları yer. Bilecik'ten 28 km. uzaklıkta bulunan Söğüt, 700 yıllık Osmanlı Devleti'nin ilk başkenti. Osmanli İmparatorluğu’nun kurulduğu yer olmasının yanında ayrıca Kurtuluş Savası’nın en çetin geçtiği yerlerden biri. Bu yüzden Söğüt, Türk tarihinde çok önemli bir yere sahip.

Geçmiş ile gelecek arasında köprü kuran kentin girişinde  Osmanlı mimari üslubunun ilk örneklerinden Ertuğrul Gazi Türbesi yer alıyor. Neredeyse kendisiyle yaşıt asırlık çınar ağaçlarının gölgesinde yatıyor Ertuğrul Gazi. En son 2. Abdülhamit döneminde restore edilmiş olan Türbe’nin bahçesinde Ertuğrul Gazi'nin karısı, oğulları ile Osman Gazi'nin silah arkadaşlarının mezarları bulunuyor. 
 

Türk Dünyası buluşuyor

Türbenin yakınında asırlardan bu yana her yıl Eylül ayında büyük bir görkemle düzenlenen "Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Söğüt Şenlikleri'nin yapıldığı tören alanı bulunuyor. Törenlere başta Kayı Boyu’nun Karakeçili Aşireti mensupları olmak üzere Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen binlerce Yörük, on binlerce insan katılıyor. Tören alanının üstünde bugüne kadar kurulmuş Türk Devletleri’nin kurucularının büstlerinin yer aldığı platform görülebilir.

Çarşıya giderken yolun solunda II. Abdülhamit'in yaptırdığı minareler; sebebiyle, Çifte Minareli Camii olarak da bilinen Hamidiye Camii, onun karşısında Hamidiye İdadisi var. Giriş kapısının üzerindeki Osmanlı arması, söylenceye göre İstanbul'dan dokuz mandanın çektiği bir araba ile taşınarak getirilmiş.

Şehir merkezinde bulunan Ertuğrul Gazi Müzesi, girenleri biraz hayal kırıklığına uğratıyor. Çünkü Osmanlı'nın doğduğu topraklarda o döneme ait eserleri de, müzede gözlerimiz arıyor. Müzede sadece Söğüt ve yakın çevresinde yaşayan Yörüklere ait etnografik eserler, birkaç tane de Roma ve Osmanlı dönemine ait toprak kaplar ile sikkeler bulunuyor. 20. yy. başlarında sargı evi olarak yaptırılmış olan binada en önemli eser Bahçecik Köyü’nde yaşayan Karakeçili Yörüklerinin Beyi, Hacı Beye 1891 yılında Sultan II. Abdülhamit tarafından verilen Ertuğrul Sancağı. Söğütlüler arasında “Çarşı Camisi” de denilen, Çelebi Sultan Mehmet Camisi ve bahçesindeki Kütahya çinileriyle süslü Kaymakam Çeşmesi de dikkat çeken eserler arasında.

Nasıl Gidilir?

Bilecik, Ankara'ya 313, İstanbul'a 250, İzmir'e ise 416 kilometre uzaklıkta. İstanbul'dan ulaşım yaklaşık 2.5 saat sürüyor. Söğüt’e ayrılan yol Bilecik’in içinde bulunuyor. Bilecik-Söğüt arası 28 kilometre. Yolun virajlı ve dar olması nedeniyle yaklaşık olarak yarım saat sürüyor. İstanbul çıkışlı Bilecik'e gitmek için otobandan Adapazarı'na kadar gidip, oradan Bilecik sapağına dönmeniz gerekiyor.

Ne Yenir?

Bilecik- Söğüt arasında yaz döneminde bol bol meyve ve sebze satan tezgâhlarla karşılaşırsınız. Söğüt şehir merkezinde yemek yiyebileceğiniz bol esnaf lokantaları var. Bilecik’te de ekmek dilimlerini etin üzerine kapatarak servis yaptıkları sac kavurmayı denemenizi tavsiye ederim.

Nerede Kalınır?

Kent merkezinde iki yıldızlı oteller mevcut. Eğer Söğüt Şenlikleri’nin yapıldığı Eylül ayında gitmeyi düşünürseniz çok önceden yer ayırtmanızda fayda var. Çünkü otel sayısı kısıtlı. Apaydın Otel:0228 361 35 19, Mercimek Otel:0228 361 30 39, Otel Nadir:0228 315 10 65.