Yiğit İnebolu

Kurtuluş Savaşı’nda apayrı bir yeri olan İnebolu, Karadeniz sahilinde, yemyeşil Küre Dağları’nın eteklerine yaslanmış kendine özgü asırlık evleriyle bölgenin parlayan yıldızı.


Kastamonu’dan İnebolu’ya doğru giderken havadaki 33 km’lik çalışmayan teleferik hattı dikkatinizi çekecektir. Bu hat Küre Dağları’ndan çıkan madeni İnebolu Limanı’na indiriyormuş ancak şimdi kullanılmıyor. Kısa süre çalışan teleferik nedendir bilinmez kaldırılacağı günü bekliyor. Kimi görüşe göre yemyeşil ormanların tepesinden geçen bu sistemin turizme kazandırılması yönünde.

İnebolu, Kurtuluş Savaşı'nda da Zafer Yolu olarak tarihe geçen, Mustafa Kemal Atatürk'ün Şapka Devrimi'ni millete duyurduğu, İstiklal Madalyalı tek ilçe... Kurtuluş Savaşı sırasında silah ve cephane kayıklarla İnebolu’ya oradan da  kağnılarla Anadolu'ya ulaştırılmış. Sahilde bulunan kayık ve kağnı da bunu simgeliyor zaten.
İnebolu kilometrelerce uzanan sahile sahip. Temmuz ve Ağustos ayları bu yörelere özgü denize girilebilecek en güzel aylar. Denizin kokusu ve dalga sesleriyle birlikte bu uzun sahilde keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz. Denize girmek için Boyranaltı sahili uygun. Fakat daha sakin ve özgün yerler isterseniz Cide-Abana arasındaki koylardan yararlanabilirsiniz.
 

Akarsuları bol olan yer

“Akarsuları bol olan yer” olarak da ünlenen İnebolu’da, gerçekten hemen her yerde gürül gürül suların aktığı çeşmeler görürsünüz. Sahilden yukarıya doğru çıktığınızda İnebolu’nun kendine has küçük ve dar sokaklardan oluşan çarşısına girersiniz. Yukarılara doğru tırmandıkça da kendine özgü asırlık evleriyle göz göze gelirsiniz. Koruma altına alınan 350 ev bulunuyor. Genelde bordo rengin hakim olduğu evlerde yöreye özgü aşı boyası kullanılıyor. Aşı boyası, bu ahşap evleri 20 yıl boyunca rahatlıkla koruyabiliyormuş. Evlerin çatıları da denizden çıkarılan marla taşlarından yapılmış. Bunlar hem çok iyi bir ısı yalıtımı sağlıyor hem de çok sert esen poyraz rüzgarlarına karşı çatıların uçmaması sağlıyor.
 

Her kat birbirinden bağımsız

3 katlı, bahçeli konak tipi ahşap evler genellikle sülalelerin isimleri ile anılıyor. Her katı bağımsız bir daire gibi inşa edilmiş. Taştan örülen ve içinde mahzenlerle kiler odalarının bulunduğu bir zemin katı bulunuyor. Üzerinde de sofa, odalar, banyo ve mutfaktan oluşan katlar bulunuyor. Gerektiğinde, evlerin katları ayrı, bağımsız bölüm haline getirilebiliyor hatta bu bölümlere dışarıdan ayrı ayrı girişlerle ulaşılabilme imkanı da oluyor.

Bölgede çok sayıda, kanyon, mağara ve şelale mevcut. Bunlardan Valla Kanyonu 12 kilometrelik uzunluğu ve 1200 metreyi aşan yüksekliğiyle dünyanın dördüncü büyük kanyonu.

Nasıl Gidilir?

İnebolu, Kastamonu’ya 90 km, İstanbul’a 590 km, Ankara’ya ise 350 km mesafede bulunuyor. İstanbul’dan gelecek olanlar Gerede - Karabük - Safranbolu – Kastamonu güzergahını izleyerek İnebolu’ya gelebilirler.

Ne Yenir?

Çarşı içerisinde sabahları İnebolu usulü güvec, diğer öğünlerde Karadeniz pidesi, katmer, el mantısı yiyebilirsiniz. Bir sahil kenti olan İnebolu’da sabah erken saatlerde balıkçıların getirmiş olduğu balıkları sahil kenarındaki lokantalar da yiyebilirsiniz

Nerede Kalınır?

Çok güzel tarihi evlerinin olmasına rağmen bu evler henüz konaklama açısından turizme kazandırılmamış. En gözde tesisleri sahilde bulunan Yakamoz Tatil Köyü.
Yakamoz Tatil Köyü: 0366 811 31 00, Turizm Meslek Lisesi Uygulama Oteli: 0366 811 52 52, Huzur Pansiyon: 0 366 811 49 52, Altınöz Otel: 0366 811 45 02, Özlüce Otel: 0366 811 41 98.