Yağlıboya tablo gibi

Yedigöller, özellikle sonbaharda mutlaka görülmeli. Ormanlar, göller ve şelalelerle bezenmiş bölge, görsel şöleniyle doğa tutkunlarının ve fotoğraf sanatçılarının ilk tercihi....

Batı Karadeniz'de yer alan ve Milli Park alanı olan Bolu Yedigöller, hiç kuşkusuz sonbahar ve kış mevsiminin en güzel yaşandığı yörelerin başında geliyor. Göllerin kenarında, meşe, kayın, kavak ve köknar ağaçlarının arasında yürüyüş yapmak ve oksijen depolamak isteyenler için bulunmaz bir yer. Farklı mevsimlerde kendine özgü güzellikler yaşatsa da yörede en etkileyici mevsim ve en şiirsel ortam kuşkusuz sonbahar. Özellikle sonbaharda hazan sarısı yaprakların, toprağı bir battaniye gibi örttüğünü görebilirsiniz. Yedigöller'e adını veren yedi göl, vadi boyunca yer kaymaları ve vadi önlerinin tıkanmasıyla ortaya çıkan çukurlardan meydana gelmiş. Yüzeysel ve yeraltı akışları ile birbirlerine bağlı bu yedi göl Sazlıgöl, İncegöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, Deringöl, Büyükgöl ve Seringöl isimleri ile anılıyor. Göller, çevrelerinde oluşan bitki yapısı itibarıyla ayrı ayrı karakterler taşıyor. Yedigöller'in herkesin gidebileceği oldukça kolay bir parkuru var. Burası treking turlarının en bilinen merkezlerinden biri. Parkuru yürüyerek gezmek 2 - 3 saat alıyor. Etraftaki güzelliklere bakmaktan vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile. Fotoğraf çekmeye meraklı olanlar için birbirinden güzel kareler var. Zaten bölge fotoğraf kulüplerinin ve trekkingcilerin de buluşma yeri.

Oltanızı almayı unutmayın

Milli Park alanı olan bölgeye girerken araç ve kişi sayısına göre ücret ödüyorsunuz. Piknik yapmak isteyenler için göl kenarlarında piknik masaları, ocak ve çeşme bulunuyor. Eğer 1 Nisan - 1 Eylül tarihleri arasında gelirseniz oltanızı da yanınızda getirmeyi unutmayın. Bu tarihlerde Deringöl ve Büyükgöl'de balık tutmak serbest. Ancak bu balıklar gölün doğal ortamında yetişmiyor. Yedigöller Alabalık Tesisleri'nde üretilip, oltacılık yapmak isteyenler için göle bırakılıyor. Gölün hemen üç kilometre ilerisinde Kapankaya Manzara Seyir Yeri bulunuyor. Hava açık olduğunda buradan gölleri ve eşsiz peyzaj güzellikleri görmek mümkün. Doğayla baş başa kalabilmek, günlük hayatın sorunlarından kaçmak, sakin, huzur dolu, romantik bir tatil yapmak istiyorsanız bir hafta sonu Yedigöller'e kaçmalısınız. Ama yanınıza mutlaka yiyecek ve fotoğraf makinası almayı unutmayın.

Nasıl Gidilir?

Eğer otomobille gidiyorsanız ana yoldan Yedigöller'e sapmadan önce deponuzu doldurun. Cep telefonları da Milli Park'ın bazı bölümlerinde çekmiyor. İstanbul- Yedigöller 290 km. Ankara-Yedigöller 200 km. İstanbul çıkışlı Yedigöller'e gitmek için iki ayrı güzergah kullanabilirsiniz. Bolu şehir merkezinden sonra solda Yedigöller yol ayırımı bulunuyor. Bu yol kısa ama virajlı ve bozuk. Diğer bir yol da Mengen yolu. Mengen yol ayrımından devam edip Mengen'i geçtikten sonra sola Yedigöller yolu ayrılıyor. Sapaktan 48 km olan bu yol uzun olmasına rağmen daha düzgün. Sapaktan itibaren yol yaklaşık 1.5 saat sürüyor. Özellikle kışın bu yolu kullanmanızı tavsiye ederim.

Ne Yenir?

Milli Park sınırları içerisinde lokanta tarzı bir yer bulunmuyor. Piknik yapmak için son derece elverişli bu alanda yiyeceklerinizi yanınızda getirmeyi sakın unutmayın. Göl kenarlarında piknik için hazırlanmış ahşap masalar ve ocaklar bulunuyor.

Nerede Kalınır?

Yedigöller genelde günübirlikçiler için ideal bir yer. Fakat çadır ve kamp kurabileceğiniz gibi Orman Bakanlığı'nın misafirhane ve bungalov evlerinden de faydalanabilirsiniz. Burada toplam 31 yataklı 6 tane bungalov bulunuyor. İçinde şömine ve ocak da bulunan burada kalmak istiyorsanız, 0312 212 63 00 no'lu Orman Bölge Müdürlüğüne ait telefonu arayabilirsiniz. Hafta sonları talebin çok yoğun olduğunu hatırlatalım. Bolu içinde ve yol üzerinde konaklamak ise diğer bir seçenek. Koru Otel: (0- 374) 215 25 28, Köroğlu Otel: (0-374) 212 53 46, Yurdaer Otel: (0-374) 215 29 03, Otel Eratay: (0374) 212 57 01.